7 Mayıs 2017 Pazar

Charles Bukowski'yi Sevmek ve Nefret Etmek

Yıllar önce (1990 lı yıllar), İzmir Bornova da bir sokakta yer sergisinde görmüştüm "kadınlar" romanını. O zamandan bu zamana neredeyse tüm kitaplarını okudum.

Bu gün başka bir kitap için kitap evine girmiştim ki yeni çıkanlar arasında bu kitabı gördüm ve çok sevindim. Linda King, "kadınlar" kitabında geçen ve C.B.'nin hayatında önemli yeri olan kadınlardan biri. Onun ağzından Bukowski... Okuyalım bakalım nasılmış.. Linda king'in resimlerini google larken, tempo dergisinden alınmış , son kadını linda lee ile yapılmış bir röpörtajını okudum. Tıkla ve Röportajı oku !!  Bitirmek üzereyim... Bukowski'nin Linda'yı dövmesini ( yumrukla !) asap bozucu buldum. Diğer yandan, böyle bir adamla birlikte olmayı sürdürmesi de , Linda'nın en az bukowski kadar kaçık olduğunu düşündürdü. Linda'nın nedne kendini şair olarak gördüğünü anlamadım. Kitaptaki çoğu şiiri berbat. Bir iki tanesi fena değil. İyi bir heykeltraş.. bununla yetinmemiş. Yetinmemek , insana özgü... Finalde, Bukowski nin ölümünden sonra yazdığı iki şiir var. Oldukça dokunaklı. Acılar ne kadar büyük olursa olsun, dengeyi korumak gerek. Tüm o aşırılıklar insanda büyük yaralar bırakıyor. Kitap bittiğinde linda king için üzülüyorsunuz. Youtube da , yaşlanmış haliyle bir videosunu izleyip düşüyor, düşünüyorsunuz. Bütün bu şamata, bizi ve çevremizi yıpratmaktan başka ne işe yarar ki... Şair olmak, başak bir illüzyonun sahibi olmak meselesi değil... Neyse ... kitap on üzerinden 9 yıldız. Bir daha okumak istemiyorum bu kitabı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder